Yazılımda İngilizce’nin Önemi

Yazılımla ilgilenen kişilerin de bildiği üzere, öğrenmek için en iyi yol güncel konuları ve kaynakları takip etmektir. Ancak ne yazık ki yazılım alanında ve diğer birçok alanda Türkçe kaynak sıkıntısı yaşanmaktadır. Bu nedenle birçok alanda olduğu gibi yazılım alanında da İngilizce bilmek, sizi ön plana taşıyacaktır. Yazılımla ilgili bir makale yayınlandığında genellikle İngilizce bilenler onu okurlar ve hızlıca öğrenirler. Ancak ne yazık ki Türkçe kaynak arayanlar için, birinin bu bilgileri Türkçeye çevirmesi gerekmektedir. Bu da fazlasıyla zaman aldığından eğer kişi İngilizce bilmiyorsa, bilgi açısından çağın biraz gerisinde kalacak demektir.

Türkçe Kaynak Yayınlanmasını Beklemeyin

İngilizceye hakim bir yazılımcı, yeni bir teknolojiyi veya yazılımla ilgili yeni bir gelişmeyi hızlıca takip edebilmektedir. Ancak okuyup öğrendikleri bilgileri Türkçeye çevirmek zaman alıcı olabilmektedir. Bu nedenle de genellikle çeviri yapmak yerine yeni teknolojileri takip etmeyi tercih etmektedirler. İngilizce bilmeyip Türkçe kaynak arayanlar da, birinin aklına o yazının çevirisini yapmak gelene kadar bu bilgiden uzak kalmaktadırlar.

Yazılımla uğraşırken ister istemez zamanla İngilizceniz gelişir çünkü yazılımın dili İngilizcedir. Herhangi bir programlama dili öğrenirken mutlaka İngilizce kaynaklardan çalışmaya özen göstermelisiniz. Gerekirse sözlükten her kelimeye bakarak çalışın ancak pes etmeyin. Zamanla cümlelerdeki kelimelerden, anlayabildikleriniz arttıkça cümleyi bir bütün olarak anlayabilceksiniz. Dolayısıyla artık sürekli sözlüklerle uğraşmayacaksınız ve herhangi bir İngilizce kaynağı anında okuyabilceksiniz. Bu da sizi gündemi takip edebilen ve yeni teknolojilere ayak uydurabilen biri yapar.

Türkçe Kaynaklar Her Zaman Kötü Müdür?

Yazılım ve diğer birçok alanda her zaman kaynağı yazan kişinin dilinden okumak en iyisidir. Eğer yazıyı yazan Türkçe yazmış ise Türkçe kaynağını okumalıyız. Aynı şekilde yazıyı yazan kişi eğer İngilizce yazmışsa, çevirisinden önce İngilizcesini tercih etmeliyiz. Bunun nedeni, yazarın kendini en iyi o an düşünüp yazdığı dilde ifade edebilmesidir. Yani kendisini en iyi ifade ettiği dilde okursak, ifade edilenleri daha iyi anlarız. Çeviri metinlerde eğer eksik ve yanlış çeviri varsa bu yanlış anlaşılmalara yol açabilir. Dolayısıyla bilgiyi eksik veya yanlış alabiliriz. Bu yüzden Türkçe kaynakları da kendi dilimiz olduğu için benimsemeli ve bol bol okumalıyız ancak dikkat edilmesi gerek nokta yazarın Türkçe yazıp yazmamasıdır.

Yazılan her yazıyı kendi dillerinde okumaya özen gösterirsek hem anlam açısından hem bilgi açısından en iyi sonucu elde ederiz. Kendi dilimizde yazılan yazılara da her zaman önem vermeli ve çeviri olmadıkları sürece onları da tercih etmeliyiz.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir